Eğitim Bir Zincirdir: Bilgi, Etik ve Adaletin Organik Bağları

Hayat, deneyimle derinleşir. Tecrübe, bilgiyi anlamlı kılar. Bağlar kurulduğunda yapı güçlenir; bağlar koptuğunda her şey dağılır.

Ayhan Bektaş
4 Dakika Okuma
İllüstrasyon: gokal dogan

Eğitim; tekil parçaların toplamı değil, her unsurun diğerini ayakta tuttuğu organik bir sistemdir. Bu sistemi sürdüren şey bilgi kadar etik, güç kadar adalet ve öğrenmek kadar dinleyebilme cesaretidir.

Eğitim, birbirine eklenmiş tekil parçaların toplamı değildir; tıpkı kimyadaki bağlı moleküler yapılar gibi, her unsurun diğerini ayakta tuttuğu bir sistemdir. Disiplin, çalışkanlık, özgüven, süreklilik, eğitim ve öğretim; bunların hiçbiri tek başına anlamlı değildir. Organik kimyada bir bağ koptuğunda nasıl tüm zincir dağılırsa, eğitimde de bu halkalardan biri zayıfladığında bütün yapı çöker.

Bu yüzden mesele yalnızca ne öğretildiği değil, kimin öğrettiği, nasıl öğrettiği ve hangi etik zeminde durduğu meselesidir. Öğretimi veren kişinin bilgisi kadar, karakteri ve adalet duygusu da belirleyicidir. Çünkü eğitim, yalnızca bilgi aktarımı değil; aynı zamanda değer aktarımıdır.

İnsanın her şeyden önce etik bir varlık olması gerekir. Etik; karşısındakini susturmadan dinleyebilme, onun düşüncesini benimsemese bile saygı duyabilme yeteneğidir. Bir düşünceye katılmamak, o düşüncenin savunulma hakkını inkâr etmek anlamına gelmez. Aksine, gerçek eğitim; kişinin karşısındaki fikri, kendi fikri olmasa bile adil bir zeminde savunabilmesini sağlar.

Toplumsal güçsüzlük çoğu zaman cehaletten değil, birbirini dinlememekten kaynaklanır. İnsanlar farklı düşünebilir; bu doğaldır. Ancak birbirinin düşüncelerini anlamaya çalışmadan, o düşüncenin var olma hakkını savunmadan kurulan hiçbir yapı sağlam değildir. Demokrasi de, eğitim de, bilim de buradan beslenir: Dinlemekten, anlamaktan ve adil olmaktan.

Bu noktada organik kimya güçlü bir benzetme sunar. Organik kimya, canlılığın kimyasıdır; karbon–hidrojen bağlarıyla örülmüş, birbiriyle uyumlu ve dengeli yapılardan oluşur. Hayat da böyledir. Her şey görünmez bağlarla birbirine tutunur. Bir bağ koptuğunda yalnızca o nokta değil, bütün sistem etkilenir.

Dünyada bir denge vardır. Bu denge bozulduğunda, en çok etkilenen varlık insandır. Çünkü insanın yalnızca biyolojik ihtiyaçları değil; beklentileri, duyguları, düşünceleri ve anlam arayışı vardır. Hayvanlar hayatı yaşar ve geçerler; insan ise hayatı anlamlandırmak ister. Bu beklentiler karşılanmadığında insan ruhsuzlaşır, kopar, yabancılaşır.

İyi bir hayat yaşadığını bilmek için, bilimi yalnızca kitapta değil, hayatın içinde okuyabilmek gerekir. Bilimsel veriyi laboratuvardan çıkarıp yaşama taşıyamayan bir toplum, bilgili olabilir ama bilge olamaz.

Kimya, fizik, biyoloji, antropoloji, felsefe, coğrafya ve tarih… Bunların hiçbiri birbirinden kopuk alanlar değildir. Hepsi insanın tek bir sorusuna cevap arar:

“Nasıl bir gelecek kuracağız?”

Bilimler bize şunu gösterir: Hayat, deneyimle derinleşir. Tecrübe, bilgiyi anlamlı kılar. Bağlar kurulduğunda yapı güçlenir; bağlar koptuğunda her şey dağılır.

Sonuçta eğitim de hayat gibidir:

Organik, bağlı, dengeli ve süreklilik isteyen bir sistem.

Ve bu sistemi ayakta tutan şey; bilgi kadar etik, güç kadar adalet, öğrenmek kadar dinleyebilme cesaretidir.

İnsan ancak o zaman geleceğe gerçekten bakabilir.

Ve ancak o zaman hayat; tecrübeli, anlamlı ve güzel olur.


Kaynakça / Düşünsel Arka Plan

Bu metin; eğitim, öğrenme, etik, bilim ve deneyim ilişkisini ele alan aşağıdaki kuramsal ve bilimsel çalışmalardan beslenen düşünsel bir çerçeveye dayanmaktadır:

  • John Dewey – Experience and Education
    Eğitim ile deneyim arasındaki kopmaz bağ; öğrenmenin yaşamla bütünleşmesi fikri.
  • Paulo Freire – Pedagogy of the Oppressed
    Eğitimin etik, adalet ve karşılıklı dinleme üzerine kurulması gerektiği yaklaşımı.
  • Lev Vygotsky – Mind in Society
    Öğrenmenin sosyal bağlam, etkileşim ve rehberlik ile geliştiği görüşü.
  • David A. Kolb – Experiential Learning
    Öğrenmenin deneyim–yansıma–kavram–uygulama döngüsüyle gerçekleştiğini ortaya koyan model.
  • Michael Polanyi – Personal Knowledge
    Bilginin yalnızca nesnel değil, yaşantısal ve kişisel boyutları olduğu fikri.
  • Daniel Kahneman – Thinking, Fast and Slow
    İnsan düşüncesinin duygusal ve bilişsel temelleri; karar alma ve öğrenme ilişkisi.
  • Edgar Morin – On Complexity
    Bilginin disiplinler arası ve bütüncül bir yapı olarak ele alınması gerekliliği.
  • Ilya Prigogine – Order Out of Chaos
    Denge, kırılma ve karmaşık sistemler üzerinden doğa–insan ilişkisine bakış.
  • Jean Piaget – The Psychology of Intelligence
    Zihinsel gelişimin yapılandırıcı ve aşamalı doğası.
  • Aristoteles – Nicomachean Ethics
    Etik, erdem, karakter ve iyi yaşam kavramlarının temelleri.

“`0

Bu Makaleyi Paylaş
Takip Et:
Kimyager & Popüler bilim alanında yazar
Yorum yapılmamış