Popüler olmayan filmler çoğu zaman büyük reklam kampanyalarından, dev stüdyo baskısından ve algoritmaların belirlediği “trend” listelerinden uzakta doğar. Bu, yönetmenlere ve yazarlara ticari formüllere bağlı kalmadan, çok daha özgür ve riskli şeyler deneme imkânı verir. Bütçe kısıtlıdır ama fikir zengindir; efekt azdır ama hayal gücü yüksektir.
- Popülerlik, değerin ölçüsü değildir; kolay tüketilen şeylerin hızla parlaması ve unutulması bundandır.
- 1) Primer (2004)
- 2) Coherence (2013)
- 3) Under the Skin (2013)
- 4) Dark City (1998)
- 5) Possessor (2020)
- 6) Aniara (2018)
- 7) Timecrimes (Los cronocrímenes, 2007)
- 8) Europa Report (2013)
- 9) The Man from Earth (2007)
- 10) The Endless (2017)
Böyle filmler genellikle vizyonda hak ettiği ilgiyi görmez, gişede parlamaz, streaming platformlarında da “ilk önerilen” seçenekler arasında yer almaz. Yine de eleştirmenler için bu yapımlar, türün gerçekten ilerlediği, sınırların zorlandığı, izleyicinin pasif eğlenciden çok düşünsel bir deneyime davet edildiği alanlardır. Yani popüler olmamaları, değersiz oldukları anlamına gelmez; aksine çoğu zaman daha samimi, daha kişisel ve daha derin işlerdir.
Aşağıdaki liste, Türkiye’de çok konuşulmayan ama dünya çapında pek çok eleştirmenin saygı duyduğu 10 bilim-kurgu filminden oluşuyor. Her biri, türün klişelerini tekrarlamak yerine onlarla kavga ediyor; bu yüzden kolay tüketilmeyen ama bir kez sevildi mi zihinde uzun süre kalan filmler bunlar.
“
Popülerlik, değerin ölçüsü değildir; kolay tüketilen şeylerin hızla parlaması ve unutulması bundandır.
— Ursula K. Le Guin, The Wave in the Mind
1) Primer (2004)

Kısa özet: İki genç mühendis, garajda yaptıkları deneylerde tesadüfen zaman döngüsü oluşturan bir sistem keşfeder. Başta küçük testlerle ilerlerken, kontrolsüz denemeler hem zaman çizgisini hem de aralarındaki güveni parça parça bozmaya başlar.
IMDb: 6.7 civarı (yazının hazırlandığı dönemde).
Eleştirmen yorumu: Pek çok eleştirmen, Primer’ı “hesap makinesiz izlenemeyecek kadar yoğun” bir fikir laboratuvarı olarak anlatıyor. Film neredeyse hiç açıklama yapmıyor; diyaloglar teknik, kurgu parçalı. Bu da onu, tekrar tekrar izledikçe açılan küçük bütçeli ama büyük zihin egzersizlerinden birine dönüştürüyor. https://www.youtube.com/embed/VIDEO_ID_PRIMER
2) Coherence (2013)

Kısa özet: Sekiz arkadaş, sıradan bir akşam yemeği için buluşur. O gece gökyüzünden geçen bir kuyrukluyıldız, evin etrafındaki gerçekliği bozarak paralel olasılıkları üst üste bindirir. Kim kimdir, hangi ev “bizim evimizdir” soruları bir süre sonra içinden çıkılamaz bir labirente dönüşür.
IMDb: 7.2 civarı.
Eleştirmen yorumu: Eleştirmenler Coherence’i, tek mekân ve neredeyse sıfır bütçeyle kurulmuş “paralel evren kabusu” olarak tanımlıyor. Film, büyük efektler yerine seyircinin hayal gücünü kullanıyor; her sahne yeni bir ihtimali açarken aynı anda karakterlerin kırılma noktalarını da ortaya çıkarıyor. Bu yüzden, son jenerikten sonra bile tartışılmaya devam eden nadir yapımlardan. https://www.youtube.com/embed/VIDEO_ID_COHERENCE
3) Under the Skin (2013)

Kısa özet: İskoçya sokaklarında gezen gizemli bir kadın, yalnız erkekleri kendine çekip onları karanlık ve anlam verilemeyen bir boşluğa sürükler. Ancak zamanla kendisi de insan bedenine, duygularına ve kırılganlığına maruz kaldıkça dönüşmeye başlar.
IMDb: 6.3 civarı.
Eleştirmen yorumu: Birçok eleştirmen, filmi “uzaylı istilası” hikâyesi olmaktan çok, insan olmanın ne anlama geldiğini ters yüz eden deneysel bir çalışma olarak görüyor. Diyalog az, açıklama yok denecek kadar; ama görüntü dili, ses tasarımı ve ritim üzerinden çok güçlü bir yabancılaşma hissi yaratıyor. Seveni tam seviyor, sevmeyeni tamamen dışarıda kalıyor. https://www.youtube.com/embed/VIDEO_ID_UNDER_THE_SKIN
4) Dark City (1998)

Kısa özet: Hiç gündüz olmayan bir şehirde hafızasını kaybetmiş bir adam, hem kendi kimliğini hem de şehrin karanlık efendilerini çözmeye çalışır. Her gece saat tam 12’de şehir, görünmeyen varlıklar tarafından yeniden şekillendirilir.
IMDb: 7.5+ aralığında.
Eleştirmen yorumu: Dark City, yıllar içinde eleştirmenler arasında gerçek bir “gizli klasik”e dönüştü. Metropolis’ten Blade Runner’a uzanan karanlık şehir geleneğini sürdürürken, hafıza ve kimlik kavramlarını da bilim-kurgu zemininde tartışıyor. Birçok eleştirmen, The Matrix’in geldiği zeminlerden birinin de bu film olduğunu vurguluyor. https://www.youtube.com/embed/VIDEO_ID_DARK_CITY
5) Possessor (2020)

Kısa özet: Bilinç transferi teknolojisi geliştirmiş bir şirket için çalışan suikastçı, hedeflerin bedenlerine girerek cinayet işler. Son görevinde girdiği beden, beklediğinden çok daha güçlü bir iradeye sahip çıkar ve kim kimi kontrol ediyor sorusu tersine döner.
IMDb: 6.5 civarı.
Eleştirmen yorumu: Eleştirmenler Possessor’u, beden korkusu, bilim-kurgu ve sanat filmi estetiğini aynı potada eriten, rahatsız edici ama unutulmaz bir deney olarak tanımlıyor. Özellikle kimlik, arzu ve şiddet arasındaki bağlantıyı görsel olarak son derece cesur biçimde kurmasıyla övgü alıyor. https://www.youtube.com/embed/VIDEO_ID_POSSESSOR
6) Aniara (2018)

Kısa özet: Dünya iklim felaketleriyle yaşanmaz hale gelmişken, Mars’a gitmek üzere yola çıkan dev yolcu gemisi rotadan çıkar ve uzayın boşluğunda sürüklenmeye başlar. Yolculuk, birkaç haftalık bir transferden, kuşaklara yayılan bir varoluş krizine dönüşür.
IMDb: 6.3 civarı.
Eleştirmen yorumu: Aniara, birçok eleştirmen için “uzayda geçen bir iklim ve anlam krizi alegorisi”. Film, hızla çöken umut, gündelik rutinin uyuşturuculuğu ve anlam bulma çabası arasındaki gerilimi ağır ama etkileyici bir tempoyla işliyor. Sonu mutlu olmayan, ama akılda uzun süre kalan türden. https://www.youtube.com/embed/VIDEO_ID_ANIARA
7) Timecrimes (Los cronocrímenes, 2007)

Kısa özet: Sıradan bir adam, tesadüfen bir laboratuvara girip zaman makinesini çalıştırır ve bir saat öncesine gider. Attığı her adım, yeni bir “kendisi”ni ve yeni bir felaketi doğurarak zaman döngüsünü giderek daha karmaşık hale getirir.
IMDb: 7 civarı.
Eleştirmen yorumu: Timecrimes, düşük bütçeli zaman yolculuğu filmlerinin “ders kitabı” sayılıyor. Hikâye milimetrik bir titizlikle yazılmış; mantık hatası arayanlar bile döngülerin nasıl birbirine kilitlendiğini gördükçe keyif alıyor. Hem gerilim hem de kara mizah tonunu aynı anda taşıyabilen nadir işlerden biri. https://www.youtube.com/embed/VIDEO_ID_TIMECRIMES
8) Europa Report (2013)

Kısa özet: Jüpiter’in uydusu Europa’daki olası yaşam izlerini araştırmak için gönderilen bir mürettebat, teknik arızalar ve bilinmeyen bir tehditle yüzleşir. Yarı belgesel, yarı buluntu görüntü formatı, bu yolculuğu “gerçek bir görev” gibi hissettirir.
IMDb: 6.4 civarı.
Eleştirmen yorumu: Eleştirmenler filmi, “bilimsel detaylara saygılı ama hikâyeyi bunlara boğmadan anlatan” sakin bir uzay gerilimi olarak tarif ediyor. Büyük patlamalar yerine, küçük kararların ve hataların bir görevi nasıl yavaş yavaş mahvettiğini gösteriyor. https://www.youtube.com/embed/VIDEO_ID_EUROPA_REPORT
9) The Man from Earth (2007)

Kısa özet: Üniversiteden ayrılan bir akademisyen, veda buluşmasında meslektaşlarına aslında 14.000 yaşında olduğunu söyler. Gece ilerledikçe sohbet, tarih, din, bilim ve insanlık algısını yerinden oynatan bir zihin oyununa dönüşür.
IMDb: 7.8 civarı.
Eleştirmen yorumu: Neredeyse tamamen tek mekânda ve diyaloglarla ilerleyen film, “entelektüel bilim-kurgu” örnekleri arasında özel bir yere sahip. Efekt yok, aksiyon yok; sadece sorular ve cevaplar var. Eleştirmenler, düşük bütçenin burada avantaja dönüştüğünü, tüm ağırlığın fikre yüklendiğini vurguluyor. https://www.youtube.com/embed/VIDEO_ID_THE_MAN_FROM_EARTH
10) The Endless (2017)

Kısa özet: Yıllar önce ayrıldıkları garip “kült”ten bir video alan iki kardeş, eski kampa geri döner. Kampta zamanın farklı yerlerde farklı hızlarda aktığı, görünmeyen bir gücün herkesi döngüye mahkûm ettiği ortaya çıkar.
IMDb: 6.5 civarı.
Eleştirmen yorumu: The Endless, bağımsız korku/bilim-kurgu karışımı filmler içinde özel bir yerde duruyor. Eleştirmenler, filmin küçük bütçesine rağmen büyük bir kozmik mitoloji hissettirdiğini ve gerilimi “bilinmezlik” duygusuyla kurduğunu vurguluyor. Bazılarına göre bu film, Lovecraftçı kozmik korkunun modern ve sakin bir yorumu. https://www.youtube.com/embed/VIDEO_ID_THE_ENDLESS
Bu filmler, gişe rekorları kırmayan, afişleri sokaklara asılmayan ama sinema tarihinde sessizce iz bırakan yapımlar. Dedekt.com okuru için asıl kazanç, bu tür filmleri keşfettikten sonra bilim-kurguya artık sadece “uzay gemisi ve efekt” olarak değil, güçlü fikirlerin ve zor soruların sineması olarak bakmaya başlamak olabilir.